Maldivler denince pek çok kişinin, özellikle de henüz oraları ziyaret etme fırsatı bulamamış olanların, aklına pırıl pırıl plajları, masmavi denizi ve korunmuş doğasıyla cennetten çıkma bir tatil, keyif ve eğlence merkezi geliyor. Kılavuz ve rehberler de zaten parıltılı imajlardan başkası yok. Hindistan‘ın güneyinde yer alan bu küçük tropikal ülkenin aslında deniz güneş ve kumun ötesinde, bazıları gayet tuhaf olan, başka özellikleri de var. İşte Maldivler hakkında 11 az bilinen gerçek.

1. Nüfusu sadece 400 bin olan Maldivler Asya’daki en küçük ülke, dünyada da 177’inci sırada. Ülkeyi oluşturan 1200 adanın 195‘inde yerel halk yaşıyor, 86 adaysa ‘otel adası’ olarak kullanılıyor. Bu 86 adada yerli halkı görmek neredeyse imkansız. ‘Tatil’ ve ‘yerel yaşam’ arasında neredeyse keskin bir duvar var.

2. Maldivler’in resmi dili olan Divehi aynı zamanda Hindistan’ın Minicoy adalarında da konuşuluyor. Tüm dünyada bu dili kullanan toplam insan sayısı 300 bin. Sri Lanka‘ya ait Singala dilinin yakın akrabası olan Divehi, Arapça’dan da bir hayli sözcük ithal etmiş.

Maldivler’in sürgündeki seçilmiş Devlet Başkanı Muhammed Naşid

3. Bir zamanlar örnek gösterilen Müslüman demokrat yönetimli Maldivler, gittikçe daha muhafazakar ve despot uygulamalara sahne olmakta. Kadınlara yönelik kısıtlamaların hızla arttığı ülkede, turistlerle yerli halkın, özellikle de kadınların, fazla iletişimde olmamasına özen gösteriliyor. Maldivler’in serbest seçimle göreve gelen ilk devlet başkanı Muhammed Naşid, dinci muhalefetin protestoları ve baskısıyla gıyabında yargılandı ve 2015’te ‘terörizm’ suçlamasıyla 13 yıl hapse mahkum edildi. Naşid halen Londra’da sürgünde yaşıyor.

4. Naşid’in yerine seçilen şimdiki devlet başkanı Abdulla Yamen, Naşit’in seçildiği seçimlere kadar ülkeyi 30 yıl baskıyla yöneten Mamun Abdül Gayum’un aynı babadan kardeşi. Yamen, tahmin edilebileceği üzere, bolca yolsuzluk iddiasının ve gazetecilere yönelik saldırıların sorumlusu olarak görülüyor. Yönetim köktendinci gruplarla yeteri kadar mücadele de edemiyor ya da etmiyor.



5. Maldivler halkından dünyada halen faaliyette olan en kanlı terör örgütü IŞİD‘e katılan terörist sayısında hızlı bir artış var. Özellikle 2004’teki tsunami felaketini ‘Allah’ın gazabı‘ olarak nitelendiren köktendinci imamlar, ‘şeriata göre yaşanmadığı için’ doğal felaketlere maruz kaldıklarını söyleyerek halkı korkutmuş ve sindirmiş durumda. Ulusal Müze’de bulunan ve bazıları 1500 yıldan daha eski olan 30 tarihi ve paha biçilmez Buda heykeli, 2012’de İslamcı köktendinci militanlar tarafından imha edildi.

islam protesto şeriat maldivler
Köktendinci eylemlere Maldivler’de sıkça rastlanıyor

6. İlk maddede kısaca bahsettiğimiz ‘turistik tecrit‘ durumu, ülkedeki fırsatçı muhafazakar rejimin tipik eseri. Turizm gelirlerinin yönetimi ve paylaşımından vazgeçemeyen varlıklı ve otokratik yönetici sınıf ve imamlar, yerel yaşam ve devlet organlarıyla turistik tesisleri apayrı gezegenlermiş gibi yönetiyor. 115 ada münhasıran turistlere ayrılmış ve genel uygulama çerçevesinde turistler Hulhulé havalimanı adasından alınarak doğrudan kalacakları tatil adasına götürülüyor, güzergahı kendilerinin belirlemesine ve yerel halk ve toplumla temasına pek fırsat verilmiyor. Elbette tesis dışına çıkmak yasak değil, ulaşımınızı kendiniz halledip diğer adalara giderek gezebilirsiniz.



7. Turistik tesislerdeki serbestlikle ülkenin geri kalanındaki yasaklar birbiriyle çelişiyor. Örneğin yabancılar pahalı tesislerde bikiniyle güneşlenebiliyor, eşcinsel çiftler ele ele dolaşabiliyor, alkol tüketiliyor, cinsellik sorun olmuyor. Bunların istisnasız hepsi Maldivler yasalarına göre suç ve gayet ağır cezalara tabi!

Başkent Male’de kent meydanı

8. Ülkenin başkenti Malé başta olmak üzere turistik olmayan yerleşim yerleri, Maldivler’deki yerel kültürü yakından tanımak ve deneyimlemek isteyenler için doğru adresler. Malé, tekneyle havalimanından sadece 10 dakikalık mesafede. Başkent sadece 6 kilometrekare alana sahip olduğundan yürüyerek gezmek oldukça mümkün. Başkentte başkanlık malikanesini, Medhu Ziyarat ve Hukuru Miskiiy türbelerini ve yeni Grand Friday Camii’ni ziyaret edebilirsiniz. Ağırlıkla deniz ürünlerinden oluşan yerel mutfağı da tatmadan başkentten ayrılmamak lazım. Bu arada tahmin edeceğiniz üzere, kaldığınız dinlenme tesisinin dışına çıkarken mutlaka kapalı giyinmelisiniz ve kamuya açık alanlarda sevgilinizle veya eşinizle ‘fazla samimi‘ olmamalısınız.

9. Maldivler, pek yakında sular altında kalacak. Yakın derken 2100 yılı civarını kastediyoruz. Küresel ısınma sonucu artan su seviyesi, birkaç metrelik rakıma sahip Maldivler’i haritadan silecek. Maldivler hükümeti, bazı adaların rakımını toprak taşıyarak artırmak gibi pek de işe yarar gibi görünmeyen planlar yapmakla meşgul. Eski başkan Naşid’in tersine şimdiki hükümetin küresel ısınmayla uluslararası düzeyde mücadele gibi bir derdi de yok.



10. Ülkedeki en ilginç ada, ‘çöp adası’. Thilafushi adlı bu ada, hem başkentin hem de tüm turistik adaların bitmek bilmeyen çöplerinin atıldığı tek yer ve dünyanın en büyük çöp adası ünvanına sahip.

11. Yukarıda ‘deniz ürünleri ağırlıklı mutfak’tan bahsetmişken ekleyelim: Sadece tüplü değil şnorkel dalışı için de inanılmaz kıyılara sahip Maldivler. Ve adanın kıyılarında tam 1100 tür balık yaşıyor. Ülkenin ekonomisi turizm ve balıkçılığa dayanıyor.

İlginizi çekebilir:

Okyanusun ortasında bir düğün salonu!

Bu restoran deniz seviyesinin 6 metre altında!

 

Yorum yaz