Montenegro’da gezginleri geçmişe götüren 21 mimari yapı

Adriyatik kıyılarında yıldızı en hızlı parlayan destinasyonlardan Montenegro (Karadağ), başta parti ve deniz kasabası Budva olmak üzere başkent Podgorica ve tarihi Kotor şehirleriyle gezginlerin dikkatini çekiyor. Ülke doğal güzelliklerinin yanında çok iyi korunmuş eski mimari dokusu sayesinde turistik cazibesini uzun süre koruyacağa benziyor. Mimariyi sevenler için ülkedeki belli başlı tarihi yapıları derledik.

Sveti Stefan Adası

Montenegro’nun belki en ünlü ve turistik noktası olan Sveti Stefan yarımada kompleksi, 15’inci yüzyılın ortalarında inşa edilmiş ve yıllarca hem dini toplantılar hem de ticari faaliyetler için kullanılmış. Şimdilerdeyse bir dinlenme tesisi olarak gezginlere hizmet ediyor.

Villa Milocer

Aman Sveti Stefan tesislerinin bir parçası olan Villa Milocer, eskiden Kraliçe Marija Karadjordjevic’in yazlık malikanesiydi. Üç yanı zeytin, çam ve sedir ağaçlarıyla çevrili olan villanın bir tarafındaysa özel bir plaj bulunuyor.

Perast Kasabası

Kotor Körfezi’ndeki Perast, Montenegro’daki en etkileyici kasabalardan. Hemen hepsi bugün restore edilmiş olan saray, malikane, kilise ve dükkanlardan zamanında buranın ne kadar zengin ve popüler bir köy olduğu anlaşılıyor.

Gospa od Skrpjela Adası (Our Lady of the Rocks)

Montenegro’nun en ikonik binalarından biri daha. Perast açıklarındaki Gospa od Skrpjela, 15’inci yüzyılda yapılmış. Adada küçük bir müze ve Katolik kilisesi bulunuyor.



Saint George Adası

Gospa od Skrpjela adacığından bir taş atımı uzaktaki bir başka adacık Saint George, Perast açıklarındaki en ilginç binalardan. Ancak adadaki Ortodoks manastırı ziyarete kapalı.

Kotor

Duvarlarla çevrili bu Venedik kasabasını gezerken kendinizi tarihi bir film setinde hissediyorsunuz. 15’inci yüzyılda zenginleşen kasabanın sokaklarındaki kafeler çok popüler.

San Giovanni Hisarı

Kotor’un sırtını yasladığı tepede kurulu San Giovanni hisarına 1350 basamaklı merdivenle çıkılıyor. Sveti Ivan ve Saint John Hisarı olarak da bilinen kale, 9’uncu yüzyıldan kalma ve oldukça iyi korunmuş durumda.

Gospe od Zdravlja Kilisesi (Our Lady of Remedy)

San Giovanni hisarına çıkan yolun ortalarında yer alan Crkva Gospe od Zdravlja 1518’de inşa edilmiş.



Mamula Kalesi

Kotor Körfezi’nin girişindeki Lastava Adası üzerinde yer alan Mamula kalesi, İkinci Dünya Savaşı sırasında işgalci faşist İtalyan ordusu tarafından Montenegroluların hapsedilerek işkence edildiği bir cezaevi olarak kullanılmıştı.

Ostrog Manastırı

Hıristiyan dünyasının en çok ziyaret edilen manastırlarından olan Ostrog Manastırı, 17’nci yüzyılda kurulmuş. Dik bir yamaçta inşa edilen manastır binası, Bjelopavlići ovasına bakıyor.

Djurdjevica Tara Köprüsü

Bir zamanlar Avrupa’nın en büyük beton kemerli köprülerinden biri olan Djurdjevica Tara köprüsü, Tara kanyonunun iki yakasını birleştiriyor ve vadiden geçen Tara nehrine yaklaşık 172 metre yukarıdan bakıyor.

Budva eski şehir

Son yılların en popüler destinasyonlarından biri olan Budva, sadece gece hayatı ve deniziyle değil tarihi binalarıyla da dikkat çekiyor. Yaklaşık 2 bin yıllık eski şehir merkezi, bölgede en uzun süre (400 yıl) hüküm süren Venedik Cumhuriyeti’nin mimari ve kültürel etkilerini taşıyor.



Bar Su Kemeri

Eski Yugoslavya coğrafyasındaki en iyi korunmuş su kemerlerinden biri olan Bar eski şehir su kemeri, Osmanlı İmparatorluğu tarafından 16’ncı yüzyılda inşa edilmişti. Kemer, üç kilometre ötedeki Rumija Dağı’ndan şehre su taşıyordu.

Ulcinj eski şehir

Adriyatik Denizi kıyılarındaki en eski yerleşimlerden olan Ulcinj, daha çok korsanlarıyla biliniyor. Zamanında Dalmaçya ve İtalya’dan fidye için kaçırılan varlıklı aile bireyleri burada tutulurmuş.

Petrovac

Petrovac’taki Lastva Kalesi, kıyılardan geçen ticari gemilerin güvenliğini sağlamak üzere Venedikliler tarafından yapılmış. Kasabanın geri kalanı da bölgeye özgü taş evler ve dükkanlarla göz kamaştırıyor. Restore edilmiş evlerin bahçelerindeki kafeler popüler.

Rijeka Crnojevica

Rijeka Crnojevica’daki taş köprü 1853’te Prens Danilo tarafından babası Stanko Petrovic anısına yaptırılmış. Taş kemerli köprü ve çevresindeki diğer binalar, Rijeka Crnojevica’nın kraliyetin yazlık rezidansı olarak kullanıldığı yıllardan kalma.



Kral Nikola’nın Sarayı

Montenegro’nun eski kraliyet başkenti olan Cetinje, ülkenin en ilginç yapılarını da barındırıyor. İlk akla gelen binalardan mütevazı Kral Nikola Sarayı, şehir merkezinde yer alıyor ve müze olarak gezginleri ağırlıyor.

Vladin Dom

Ülkedeki tüm tarihi binalar içinde görece yeni olanlardan biri Vladin Dom, 1910’da inşa edilmiş. Eskiden Montenegro meclis binası olarak kullanılan yapı, bugün sanat, tarih ve etnoğrafya koleksiyonlarını barındıran Montenegro Ulusal Müzesi olarak hizmet veriyor.

Plavi Dvorac (Mavi Saray)

Yine Cetinje’de bulunan Plavi Dvorac, Montenegro Devlet Başkanı’nın resmi rezidansı. 1895’te Prens Danilo tarafından inşa edilen bina, ülkedeki en güzel kraliyet binalarından biri.

Eski Rusya Büyükelçiliği

Kraliyet başkentiyken Cetinje’de bulunan büyükelçilik binaları içinde en çarpıcısı Rusya Çarlığı’na ait olan. Binanın İtalyan mimarı Coradini aynı zamanda Vladin Dom ile İtalya Büyükelçiliği’nin de tasarımını yapmış.

Stara Varoš

Montenegro’nun başkenti Podgorica’da İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımından geriye çok bina kalmamış. Osmanlı zamanında ve stilinde kurulan Satara Varoš semti, en şanslılardan. Yaklaşık 15’inci yüzyıldan başkentin merkezi konumunda.

Kaynak: TheCultureTrip
Görseller: WikimediaCommons

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Avrupa’da musluk suyunu içebileceğiniz ve içemeyeceğiniz ülkeler

Avrupa’yı turlayanların mutlaka üzerinden geçmesi gereken 16 muhteşem köprü

 

Bir Cevap Yazın