Anlaşılan daha pazar sabahı yataktan kalkarken başlayan pazartesi sendromu sadece beyaz yakalı çalışanların sorunu değil. Onların asık suratlarını görmek istemeyen Eskişehir‘deki Keçi Kafe pazartesileri açılmıyor.

Hayat felsefesini kafesine yansıtan ve sadece kahve-kek satan Keçi‘nin işletmecisi Kamil Güneş, “Tebessüm eden müşteri istiyorum ben. ‘Neyin var’ diyorum, ‘pazartesi sendromu’ diye cevap veriyor. O zaman ben yokum, açmıyorum. Tebessüm edeceğin zaman gel Keçi’ye” diyor.

Habertürk’ün haberine göre, Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yöneticiliği mezunu 32 yaşındaki Kamil Güneş, yıllar boyunca böyle bir kafe açmanın hayalini kurmuş. Bitirilen üniversitenin illa kişinin bütün hayatına yol vermesi gerekmediğini, en etkin yolun hayallerinin üzerine gitmek olduğunu dile getiriyor. Açtığı mekana da “Keçi inadı” ve “Günah keçisi” deyimlerini değiştirmek için bu adı vermiş.

eskisehir-keci-kafe1

Aynı zamanda atölye

Ona göre insanların iyi paralar kazansalar da pazartesiden cumaya dek yüzlerinin asık olmasının sebebi istedikleri, hayallerindeki işi mi yapmamaları. O yüzden Keçi’de insanları özüne döndürmek istiyor. Bunun için de kafede cumartesileri atölye çalışmaları gerçekleşiyor. Müşteriler gruplar halinde gelip gözleri bağlı pişmemiş hamurlarla heykeller, patates baskısıyla resimler yapıyor. Bu eserler Keçi’de sergileniyor.

Keçi KafeYolunuz düşer de Eskişehir’in ara sokaklarında Keçi’yi bulursanız kahveyi şekerli içmeye ya da hesabı kredi kartıyla ödemeye çalışmayın. Güneş, şekeri kahveye hakaret sayıyor, kredi kartı yerine ise parayı sonra ödemenizi tercih ediyor.

(fotoğraflar: Habertürk)

Yorum yaz