Nüfus bazında İtalya’nın üçüncü büyük şehri olan Napoli, her ne kadar uluslararası turizm sahnesinde ablaları Roma ve Milano kadar popüler görünmese de, İtalya‘ya ait ne özellik ve güzellik varsa hepsini ziyaretçilerine fazlasıyla sunuyor. Campania bölgesinde, adını verdiği güzeller güzeli körfezin kuzey köşesinde yer alan kent, aynı zamanda güney İtalya’nın en önemli limanlarından da biri. Adı Yunanca Neapolis‘ten gelen şehir Pompeii’ye yarım saat, Roma’ya ise iki buçuk saat mesafede. Tıka basa antik eser, bina ve sokaklarla dolu müze kent modern yaşamın tüm hengame, eğlence ve olanaklarına da sahip. Yolunuz düşer de en azından 2-3 gün ayırabilirseniz, Napoli’de görülecek yerler listemiz işinize yarayabilir.

Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi (The National Archaeological Museum of Naples), dünyanın en geniş eski Yunan ve Roma eserleri koleksiyonlarından birine sahip. Yüzlerce heykel, mozaik, değerli taş, cam ve gümüş eşya barındıran koleksiyonda Pompeii’den kalan Roma dönemi erotik eşyalar da var. 

Modern Napoli’nin merkezindeki Piazza del Plebiscito‘nun bir kenarında büyük kubbeli San Francesco di Paola kilisesi, diğer kenarındaysa Palazzo Reale (Royal palace) bulunuyor. Çarşambaları kapalı olan müze sarayda restore edilmiş kraliyet salon ve odaları gezilebiliyor, binanın çatısından Napoli Körfezi’nin şahane manzarası izlenebiliyor. 

Napoli’nin tarihi merkezinde yer alan Spaccanapoli, veya Via San Biaggio, şehri ikiye ayıran uzun bir cadde. Çok sayıda ilginç kilise, mağaza, dükkan ve restoranın bulunduğu, ara sokakları sürprizlerle dolu olan bölge esasen bir yaya alanı olduğu için saatlerce dolanması oldukça keyifli. 



Via San Gregorio Armeno, el işi, biblo, dini ve popüler figürler yapıp satan atelyelerin toplandığı bir cadde. Yakınındaki Via dei Tribunali de 1000 yıldan eski kemerli geçit ve kapıların hala ayakta durduğu ilginç bir sokak. 

Santa Chiara kilisesi, majolika (İtalyan çinisi) karolar ve mozaiklerle bezeli revaklı bahçeler, ilginç bir arkeoloji müzesi ve bir manastırı içinde barındıran büyükçe bir kompleksin parçası. 

Tarihte Napoli kentinin hamisi olarak görülen aziz San Gennaro’ya adanmış Duomo, 13 yüzyıldan kalma bir gotik katedral. Yanında Napoli’deki en eski kilise olan (4’üncü yüzyılda yapılmış) Basilica Santa Restituta bulunuyor. Kilisenin sütunlarının Apollo Tapınağı’ndan kaçırıldığı söyleniyor. Tavan freskleri ve diğer arkeolojik kalıntıların çoğu Eski Yunan dönemine ait. 5’inci yüzyılda yapılmış vaftizhaneye 14’üncü yüzyılda Bizans’tan getirilen mozaikler eklenmiş. 



San Lorenzo Maggiore, çok sayıda Eski Yunan ve Roma eserlerinin üzerine 13’üncü yüzyılda yapılmış olan bir Orta Çağ kilisesi. 

Piazza del Mercato, adından da anlaşılacağı üzere, muhtemelen yapıldığı Eski Roma zamanlarından bu yana pazar meydanı olarak kullanılıyor. 

Via Toledo, şehirde iş ve alışveriş odaklı belli başlı yaya sokaklarından biri. 



Napoli’deki en eski kale olan Castel dell’Ovo, körfez kıyısında limanda yarım adacık şeklinde konumlandırılmış ilginç bir yapı. Bugün sergi ve konserler için kullanılıyor. 

Castel Nuovo, 1279 ile 1282 yılları arasında inşa edilmiş kocaman bir kale. İçindeki Şehir Müzesi, 14 ve 15’inci yüzyıllara ait fresk, tablo, gümüş ve bronz eserlere ev sahipliği yapıyor. 

Muhteşem akustiğiyle ünlü Teatro San Carlo, güney İtalya’da opera izlemek için en mükemmel mekan. 1737’de açılan salon, 1816’daki bir yangınla yerler bir olduktan sonra tekrar yapılmış olsa da, bugün hala yaşayan en eski opera evi ünvanına sahip. 



Zamanında Kral III. Charles’ın av köşkü olarak yapılan Capodimonte Müzesi ve Parkı, İtalya’nın en zengin resim, majolika (İtalyan çinisi) ve porselen koleksiyonlarından birine sahip. Kraliyet odaları ve çevredeki parkları gezmek de mümkün. 

Tepelerde yer alan Vomero semtine yolcu taşıyan Funiculare (füniküler) hiç boş olmuyor. Vomero’da harika şehir manzarasıyla büyülenip Sant’Elmo Kalesi’yle San Martino Müzesi’nin keyfini çıkaran ziyaretçiler daha sonra dünyanım en eski füniküleriyle Via Toledo-Galleria Umberto arasında seyahat edebilirler. Funiculare di Chiaia ve Funiculare di Montesanto da oldukça popülerler. 

Vomero Tepesi’nde yer alan San Martino Müzesi ve Manastırı, en ünlü Napoliten dini sahne tasvirlerinden bazılarını barındırıyor. Güzel revaklı bahçeler, freskler, mozaikler, sanat eserleri ve şahane manzara da cabası. 



Orto Botanico (botanik bahçesi), İtalya’daki en iyilerden biri. 

1224 yılında kurulan Napoli Üniversitesi, Avrupa’daki en eski üniversitelerden biri. 

Denizi ve kıyı kasabalarıyla büyüleyen Napoli Körfezi ve Campania bölgesinde yer alan pek çok ilginç ve güzel gezi noktasına Napoli’den kolayca ulaşılabiliyor. 

Yorum yaz