Şüphesiz tatil programı yapmak kolay iş değil. Sürecin çok sayıda bileşeni var, ancak biz aşağıda 9 öneriyi sıraladık. Bunları yapmamayı başarırsanız, tatil sırasında keyfinizi kaçırabilecek ihtimalleri azaltmış olursunuz.

Programınıza çok yer sığdırmaya çalışmayın

Tatil yapmak oldukça maliyetli bir şey; uçağa, otele, yeme içmeye tonla para harcıyoruz. Haliyle gittiğimiz yerde mümkün olduğu kadar çok şey ve yer görmek istiyoruz, özellikle de o yer yurt dışında ve uzaktaysa. Ancak ipin ucunu da kaçırmamak lazım. Yola çıkmadan, destinasyonunuz hakkında iyi araştırma yapın, bir gün içinde gezebileceğiniz yerlerin ne kadar zaman alabileceğini ve daha önemlisi bu yerler arasında toplu taşımayla ne kadar sürede gidip gelebileceğiniz hesaplayın. Yemek ve dinlenme molalarını da ekleyin, popüler yerler listesinde en çok ilginiz çekenleri öne alarak son listenizi çıkarın. Çünkü bir güne gerektiğinden çok şey sığdırmaya çalışmak hem ziyaret ettiğiniz mekanın hakkını vermeme, hem de günün sonunda çok yorgun olmanız sonuçlarını doğurur.

Çok erken uçuşlar her zaman karlı olmayabilir

Hepimiz biliyoruz, erken bilet almak tasarruf ettirir. Ancak aramalarda çıkan ‘ucuz’ biletlerin çoğunun sabahın köründe başlayıp sonlandığını da unutmayalım. Dolayısıyla ‘satın al’ tuşuna basmadan önce hem çıkış hem de varış şehrinde, misal sabah 5’te, şehre ulaşım seçeneklerini, yola çıkmak için saat kaçta kalkmanız yani uykunuzdan ne kadar feragat etmeniz gerektiğini ve otel odanıza en erken giriş saatini (genellikle 11’den önce olmaz) göz önünde bulundurun. Bilet fiyatından 100 euro tasarruf ederken taksiye 50 euro verecek, üstelik otele giriş saatini lobide uykusuz bekleyecekseniz, belki de 50 euro daha verip toplu taşımayı kullanmak, uykunuzu alarak ve otelinize zamanında giriş yaparak iyi bir başlangıç yapmak daha mantıklıdır.

Ağır bavullarla gezmeyin

THY ücretsiz bagaj hakkıBu yazıya kadar “en doğru bavul hazırlama yöntemleri” yazısı okumuş olmalısınız. Onlara ek olarak diyoruz ki minimize edilmemiş bavul her zaman çok ciddi stres yaratır. Ağır bavulları yolda, havalimanında, otelde vs. sürekli sürüklemenin yoruculuğu bir tarafa, bol seçenek sığdırılan dev bavullarda eşelenip bir şey aramak ve seçenekler arasında seçim yapmaya çalışmak hem her sabah zaman kaybına neden olur hem de güne stresli ve yorgun başlamanıza neden olur. Tatil programı yaparken bavulunuzu küçük, eşyanızı az ve öz tutunuz.

Turistik yer ziyaretlerinizi önceden planlamayı unutmayın

Her şehirde turistlerin öncelikle ilgi gösterdiği yerler var ve gerçekten de çoğu bu ilgiyi hak ediyor. Tatil programı yaparken gideceğiniz şehirdeki popüler noktaları önceden tespit edip saat ve bilet ayarlaması yaparak kuyruklarda zaman kaybetme ve yorgun düşme riskini azaltın. Örneğin biletli girişi olan yerlerin biletleri internetten alınabiliyorsa alın, böylece kuyruktan kurtulmuş olursunuz. Ayrıca ziyaretçi sayısının daha az olduğu gün ve saatleri tercih edebilirsiniz. Pek çok müzede bedava giriş günleri olduğunu da hatırlatalım.

Aktarma süresi uzun uçuşları tercih etmeyin

Doğrudan uçuşları tabi ki tercih ederiz. Ancak bazen yüksek fiyat farkı yüzünden aktarmalı uçuşları tercih ettiğimiz de oluyor. İşte bu gibi durumlarda aktarma süresi çok kısa veya uzun uçuşlardan kaçınmalısınız. Aktarma süresinin çok kısa olması, ilk uçuşta bir rötar olması durumunda bineceğiniz ikinci uçağı kaçırmanız ihtimalini artırır. Öte yandan aktarma süresinin çok uzun olduğu ancak durakladığınız kenti gezmenize izin vermeyecek oranda da kısa kaldığı durumda, havalimanındaki bekleyişiniz hem maliyetli hem de sinir bozucu olacaktır. Lounge’ları kullanma ayrıcalığınız yoksa yeme içmeye harcayacağınız para hiç de az olmayacak, saatlerce bir sandalyede beklemek bedeninizi yoracaktır.

Çok yemeyin

Hangi ülkede hangi tatlıTatil demek beslenme rejimimizin darmaduman olması demek. Çünkü hem öğün hacim ve sayısını hem de yemek türlerini kontrol etmeye de ara veriyoruz bu dönemlerde. Özellikle yurt dışında her gördüğümüz iştah açıcı yiyeceğin tadına bakmak, ekonomik veya hızlı olduğu bahanesiyle çok zararlı fast food restoranlarından beslenmek, normalden daha fazla kokteyl ve şarap tüketmek tatilimizi keyifli kılmak bir yana, bünyeyi isyan ettirip tatili tümden zehir bile edebilir. Kaldığınız yerin yakınındaki bir marketten meyve, domates-biber, peynir vs alarak kahvaltılarınızı ucuz ve sağlıklı hale getirebilirsiniz. Akşamları da bugün artık her mönüde olan ‘vejetaryen‘ yemekleri tercih edip midenizi ve ruhunuzu dinç tutabilirsiniz.

Şehir merkezinden çok uzakta konaklamayın

Bazı şehirler küçük bile olsa merkezine ulaşmak ciddi anlamda güç olabilir. Toplu taşıma seçenekleri az ve erken kapanışlı, taksiler aşırı pahalı, yürümek de bir saatten sonra riskli olabiliyor. Dolayısıyla oda rezervasyonunuzu yapmadan önce gideceğiniz yerdeki şehir içi ulaşım seçeneklerini iyi araştırıp maliyetler ve saatler hakkında bilgi edinin. Aksi halde oda fiyatından tasarruf edeceğim derken, taksi maliyetleriniz zıplatabilirsiniz. Odanıza gidip gelirken yolda kaybettiğiniz süre, “çıkıp şehirde şöyle bir dolaşma” keyfinden feragat, yakınlarda market, mağaza ve ilginç yerler bulma ihtimalini kaybetme gibi yan etkiler de var.

E-postalarınızı her dakika kontrol etmeyin

Çoğumuz için imkansız biliyoruz ama e-postalarınızı kontrol sıklığını azaltın, her mesaja cevap vermeyin. E-posta adresinize tatilde olduğunuzu ve belirli bir tarihe kadar mesajlara cevap veremeyeceğinizi belirten bir otomatik cevap ekleyin. Eğer bu mümkün değilse e-posta kontrolünü günde 2-3’e indirin, sadece acil olanlara cevap verin, hassas veya önemli muhataplarınıza tatilde olduğunuzu iki cümleyle bildirin.

Yoğun sezonda tatil yapmayın

Belirli bir şehirde belirli bir tarihteki etkinliklere katılmak gibi özel bir planınız (veya takıntınız) yoksa, yüksek sezon da denilen yoğun tatil dönemlerinde oraya gitmemeye çalışın. ‘Omuz sezonu‘ da denilen, ana sezonun hemen öncesi ve sonrası dönemler için tatil programı yaparak uzun kuyruklardan, sezon zammı yapılmış konaklama, ulaşım ve yeme içme ücretlerinden, kalabalık yüzünden özensizleşmiş servislerden, ve tabi o kalabalığın bizzat kendisinden kurtularak önemli pek çok stres faktörünü ortadan kaldırmış olursunuz. Üstelik çoğumuz biliyoruz ki dünyanın hemen her turistik noktası, baharlarda çok daha keyifli oluyor.

Ana görsel: pexels.com

Yorum yaz