Büyük gazete ve haber sitelerinin turizm sayfaları, ‘selfie’ci gezgin blogları ve tabi bilet ve otel rezervasyon siteleri, en kolay müşteri ve okuyucu çekebilecek turizm beldelerini daha çok konu edinir genelde. Ancak bunların önemli bir kısmı, şanslı kitleden olup da tonla para harcayarak gidebilen ziyaretçiler için derin hayal kırıklığı yaratan ‘turist tuzakları” olabiliyor maalesef. Aşağıda 11 tanesini seçtiğimiz bu beldeler elbette tümden değersiz değiller ancak basında işgal ettikleri yere bakıldığında “Bu mudur yani!” tepkisini hak edebiliyorlar. Listeyi hazırlarken MyOffers adlı İngiliz danışmanlık şirketinin TripAdvisor‘da 3 ve altında değerlendirme yıldızı almış destinasyonlar sıralamasını ve tabi kendi görüşlerimizi esas aldık. Siz de yorumlarda veya Facebook sayfamızda, turizm basını tarafından abartıldığını düşündüğünüz turizm beldelerini paylaşırsanız seviniriz.

Las Vegas, ABD

Kumarhanelere ve tarihi anıtların çakma kopyalarına sahip dev otellere takıntınız yoksa, ve arada düzenlenen fuarlara iş icabı gitmiyorsanız, değil uçak bileti almayı, fotoğraflarına bakarken mobil paketinizden veri yemeyi bile hak etmeyen aşırı sıkıcı bir çöl kasabası Las Vegas. TripAdvisor yorumlarına göre adımınızı ilk attığınız andan itibaren sizi kalabalıklar, kirli ve tozlu sokaklar, sevimsiz beton otel ve zincir restoranlar ve size illa bir şeyler satmaya çalışan insanlar karşılayacak.

Petronas İkiz Kuleleri, Kuala Lumpur, Malezya

Dışarıdan şahane görünen bu binalar, “bir de tepesine çıkayım, manzara izleyeyim” diyenlerde hayal kırıklığı yaratacaktır. Yorumlara göre 1. manzara terasına çıkış için alınan ücret aşırı yüksek, 2. terasta kalma süresi limitli ve çok kısa, 3. manzara verilen paraya değmiyor, 4. terastan görülen yerler hakkında hiç bir bilgi ve kılavuz bulunmuyor. Zaten Malezya‘da deniz turizmine odaklı tatil beldeleri dışında para harcamaya değecek başkaca ilginç noktaları vardır da diyemiyoruz maalesef.

Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri

Dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa, inşaat mühendisliği harikası palmiye adaları, kocaman AVM’leriyle sürekli tüccar ana akım turizm site ve sayfalarının şişirdiği Dubai, dünyanın en anlamsız turizm destinasyonu olabilir. Alışveriş, kültür ve tarih turizmini sevenlerin Avrupa’ya, deniz-kum-güneş sevenlerin Akdeniz kıyısındaki her hangi bir yere, İslami turizm sevenlerin yine Türkiye, Endonezya veya Malezya‘ya gitmek yerine Dubai’yi seçmesini mantıklı kılacak tek bir neden inanınız ki yok! Deniz ve plajları gerçekten berbat, öldürücü sıcak yüzünden sokakta dolaşmak imkansız (zaten sokakta görecek bir şey de yok), otel, restoran ve tema parkları aşırı pahalı ve servisleri çok kötü, yerli Arap halk hiç misafirperver değil, merkezdeki ‘modern’lik şehirden yarım saat uzaklaştıktan sonra yerini zemini dışkı ve sidikle kaplı tuvaletlere, son derece pis ve pahalı baraka “tesis’lere bırakıyor. Hele o “Çöl Safarisi‘ palavrası yok mu, tam bir turist tuzağı. Petrol parasıyla satın alınan Batı kökenli sanat eserlerinin doldurulduğu birkaç müzeyi ziyaret etmek için de Dubai’ye gitmenize gerek yok, zira Paris veya Roma İstanbul’dan 2-3 saat uçuş mesafesinde.


Stonehenge, Salisbury, İngiltere

Bir başka ‘kartpostal güzeli’ daha. Bugün bile tarihçi ve antropologların kafasını karıştırmayı sürdüren prehistorik döneme ait bu inanılmaz anıt, ziyaretçilerin en az yüzde 20’sinden bir hayli düşük puan almış. Nedeni elbette Stonehenge‘in önemsiz veya sıradan olması filan değil; Asıl mesele aşırı yüksek bilet fiyatları, anıt etrafında bir hayli geniş tutulmuş bariyer çemberi (anıta yaklaşmak yasak) ve zayıf müze deneyimi. Haliyle tonla benzin yakıp veya tren parası verip Salisbury’ye giderek anıtı uzaktan izlemek, eğer prehistoryaya özel bir ilginiz yoksa, nette yüksek çözünürlüklü görsellerine bakmaktan çok daha etkileyici bir deneyim sunmamakta kültür turisti için.

Küçük Deniz Kızı, Kopenhag, Danimarka

19’uncu yüzyılda yaşamış ünlü Danimarkalı masal yazarı Hans Christian Andersen’in yarattığı karakterlerden Küçük Deniz Kızı, Kopenhag‘ın Langelinie limanında kıyıdan bir kaç metre uzaktaki bir kayanın üzerinde oturuyor. Ortalama insan boyutlarından biraz daha ufak şekilde orantılandırılan sevimli bronz heykel, kentte olsanız bile sırf onu görmek için kalkıp limana kadar gitmenizi hak etmeyebilir. Kartpostalda görmekten daha etkileyici bir deneyim sunmayan heykelcik, TripAdvisor’daki ziyaretçi puanlamalarının yüzde 57’sinden 3 veya daha az yıldız alabilmiş.

Buckingham Sarayı, Londra, İngiltere

Kraliyet düğününün yarattığı vesvese yüzünden yolu Londra’ya düşen gezginlerin radarına yeniden giren Buckingham Sarayı, ziyaretçilerin yorumlarına bakılırsa, önünde uzaktan ve sıradan bir ‘saray fotoğrafı’ çektirmekten daha fazlasını sunmuyor. TripAvisor puanı düşük olan sarayda belki de ziyarete değer tek atraksiyon, önündeki muhafızların nöbet değişim törenleri.


Times Meydanı, New York, ABD

New York hakikaten inanılmaz bir şehir; internet veya dergilerdeki görsellerde ne kadar ihtişamlı ve etkileyici görünse de gerçekte onlardan da fazlasını sunan az sayıdaki şehirden biri. Ne var ki şehrin merkezi sayılan meşhur Times Meydanı, tüm sanal popülaritesine rağmen, ayak basan yabancı turistlerde sık sık “Bu mudur yani?” tepkisi uyandırmış TripAdvisor yorumlarına göre.

Yasak Şehir, Pekin, Çin

Çin‘de 14’üncü yüzyıldan 17’inci yüzyıla kadar hüküm süren Ming Hanedanı’yla onu takip eden ve 20’inci yüzyılın başlarına kadar ülkeye hükmeden Çing Hanedanı’nın kraliyet sarayı neredeyse efsanevi bir bina kompleksi. Bu yüzden beklentilerin çok yüksek olmasından mıdır nedir, bugün müze olan kompleksi gerçekte ziyaret edenler kısmi hayal kırıklığı yaşamakta. Nedenler: Yüksek giriş ücreti, görülecek çok az şey olması, turların bu yüzden çok yavaş ilerlemesi ve yeterince bilginin sitede paylaşılmıyor olması.

Özgürlük Heykeli, New York, ABD

New York‘a yolunuz düşse bile, hani belki gezinizin üçüncü veya dördüncü gününde uğramayı hak edebilecek bir turizm noktası. TripAdvisor gezginlerine göre turla asla gidilmemesi gereken anıt, en çok bağımsız gittiğinizde keyif verebiliyor. Ancak adaya vardığınızda takip etmeniz gereken gezi rotası, kurallar ve kötü fotoğraf açıları bir noktadan sonra bayabilir. En iyi kareler denizden çekilebiliyor.


Yatan Buda Heykeli, Wat Pho, Bangkok, Tayland

Aslına bakarsanız Tayland‘daki pek çok yer gibi Wat Pho’daki ünlü Buda heykeli de ülkeye ilişkin şişirilmiş egzotizm ambalajından payını alıyor. Her ne kadar Dubai kadar olmasa da Tayland’a yolu düşen gezginlerin birkaç Buda heykeline uğradıktan ve çevredeki turistik lokantalarda yiyip barsakları bozduktan sonra kendilerini deniz kıyısına atacaklarını tahmin ediyoruz. Üstelik Tayland’da büyüleyici güzellikte, yatan veya oturan Buda heykeli nüfusu bir hayli fazla.

Karl Köprüsü, Prag, Çek Cumhuriyeti

Prag‘ın en güzel manzalarının izlenebildiği ve kendisi de şahane fotoğraf veren Karl Köprüsü (ya da Karlův Most, Karlovy Most, Charles Bridge), neredeyse yapıldığı 14’üncü yüzyıldan beri gezginleri ağırlıyor. Bugünse, güzel bir havada gittiğinizde, sizi tıka basa turistler dolu, sağlı sollu sokak satıcılarının işgali altında, orta uzunluk ve ende bir köprü bekliyor.

Yorum yaz