Yunanistan’da mutlaka görülmesi gereken 13 yer

Yunanistan, her tür gezginin ihtiyaçlarına cevap verebilecek zenginliklere, mutfağa ve altyapıya sahip. On yıllardır dünyanın en popüler gezi destinasyonlarından biri olmayı sürdürmesi tesadüf değil yani. Üstelik Türkiye’nin yanı başında, ulaşımı kolay, sıkça da kelepir uçak bileti kampanyalarına dahil ediliyor. Hal böyleyken, seyahate her yıl bir miktar bütçe ayırabilen şanslı kitledenseniz, hafta sonu gezileriyle bile Yunanistan‘ın belli başlı zenginliklerinin tadına bakabilirsiniz. Peki nereden başlanmalı? Elbette Atina Akropolisi’nden. Yunanistan seyahat listeniz için, öncelik sırası olmadan, 13’lük öneri listemiz aşağıda.

Atina Akropolisi

Atina AkropolisAtina’dan bahsederken herkesin gözünün önüne gelen ilk imge büyük ihtimalle Atina Akropolisi’ndeki Parthenon’dur. Onun dışında Propylaia, Erechtheion ve Athena Nike Tapınağı yapılarının da bulunduğu Akropolis‘i ziyaret etmeden Atina gezisi tamamlanmış sayılmaz. Tepenin eteklerindeki Akropolis Müzesi‘ne de mutlaka uğranmalı.

Delfi

Delfi YunanistanEski Yunanistan’daki önemli dini merkezlerden olan Delfi, ülkenin ortasındaki Parnassos Dağı eteklerinde bulunuyor. O vakitler ‘dünyanın merkezi’ olarak kabul edilen ve Delfi Kahini’ne ev sahipliği yapan Delfi Tapınağı’nın yanı sıra Apollo Tapınağı, antik tiyatro, hipodrom, gymnasium, Atinalıların Stoası gibi çok iyi korunmuş ve restore edilmiş muhteşem yapılar da sitede yer alıyor.


Meteora

meteora yunanistanOrta Yunanistan’daki Teselya bölgesinde yer alan Meteora, yüzyıllardır ziyaretçileri büyülemeyi sürdürüyor. Yüksek kayalıklar üzerinde yapılmış çok sayıda manastırın yanı sıra kaya tırmanışı, dağcılık, kampçılık ve kano sporları gibi açık hava faaliyetleri için de oldukça popüler bir destinasyon.

Rodos eski şehir

rodosRodos Adası‘nın tarihi kent merkezi, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Kurulduğunda Aziz Yuhanna Şövalyeleri, sonrasında Rodos Şövalyeleri, daha da sonra Malta Şövalyeleri adını alan tarikatın mimari ve kültürel mirası uzun yıllar egemen olduğu adanın merkezinde görülebiliyor. Taşlı yollar, gotik kuleler, enfes kiliseler, tarikat merkezi olan Kastelo kalesi ve malikanesi, zamanla eklenen Rönesans binaları ziyaretçileri zaman yolculuğuna çıkarıyor.

Mistra

MistraMora (Peloponnesos) Yarımadası’nda bulunan Mistra, Bizans döneminin son yirmi yılında oldukça güçlü bir şehirdi. Duvarlarla korunan kent ve ortasındaki tepede yükselen saray, her yıl binlerce turisti kendisine çekiyor. Bugün muhteşem tabiatla çevrelenmiş kente, sokaklarına, mini meydanlarına ve fresklerine hayran kalacaksınız.


Selanik

Selanik YunanistanYunanistan’ın ikinci büyük kenti Selanik, belki başkent Atina’dan bile daha kozmopolit bir yapıya sahip olmuş tarihte. Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu evin yanı sıra, koruma altındaki çok sayıda kilise, Yunan ve Roma anıtları (örn. 4’üncü yüzyıldan kalan Rotunda), Osmanlı yapıları (örn. 15’inci yüzyılda yapılan Beyaz Kule) ve eski şehir merkezindeki eğlence semti Ladadika da kentin cazibe noktaları arasında.

Knossos Sarayı

Knossos SarayıMinos (Girit) Uygarlığı zamanında inşa edilen Knossos Sarayı, Heraklion’ın dış eteklerinde yer alıyor.  Tarih severlerin Yunanistan’da asla atlamaması gereken yerlerden olan saray, Minos saray/malikane mimarisinin bugün kısmen de olsa ayakta olan en hacimli örneği. 20 bin metrekareye yayılan alanda bulunan MÖ 2000 tarihli eski saray depremle yıkılmış ve yerine hemen yenisi yapılmış. Yunan mitolojisine göre Kral Minos, karısının bir boğayla ilişkisinden doğan oğlu, yarı insan yarı boğa Minotaur’u, burada inşa ettirdiği bir yeraltı labirentine hapsetmiş.

Korfu eski şehir

Korfu eski şehirAdriyatik ile İyonya denizlerinin birleştiği noktada, Arnavutluk ile Yunanistan sınırının açıklarında yer alan Korfu Adası, Yunanistan seyahat listelerindeki en popüler adalardan biri. Deniz ve kumun yanında geçmişi 8’inci yüzyıla kadar uzanan Eski Kasaba’daki tarihi ve kültürel zenginlikler de adaya binlerce turist çekiyor her yıl. Venedik, İngiliz, Fransız ve Yunan kültürlerinin izleri, bir biriyle kaynaşmış halde, dar sokaklardaki neo-klasik evlerin, dükkanların, kafelerin ve pansiyonların cephelerinde izlenebiliyor.


Delos

Delos Adası YunanistanYunanistan’daki en önemli arkeolojik, tarihi ve mitolojik noktalardan biri. Mikonos’un batı açıklarında bulunan bu yerleşimsiz adacık, tapınak ve ev kalıntıları, heykelleri ve mitolojik hikayeleriyle tam bir açık hava müzesi ve tema parkı gibi. Mitolojide Yunan tanrılarından Apollo ile Artemis’in doğduğu ada olarak bahsedilen Delos‘ta yüzyıllar boyunca ‘ölümlü’ insanların doğum yapması ya da ölmesi yasaklanmış Yunan devletleri tarafından. Bu minicik adada gün yüzüne çıkarılan Antik, Klasik ve Helenistik eser ve nesne sayısının, Yunanistan’daki tüm diğer tarihi siteleri (Akropolis dahil) geride bıraktığını ekleyelim.

Mikonos

Tekrar etmekten sıkılmıyoruz; sadece Yunanistan’ın değil tüm dünyanın en keyifli adalarından biri olan Mikonos‘a ilk fırsatta uğramalısınız! Son derece katı koruma yasalarına tabi olan ve eski kent merkezinde neredeyse çivi çakmanın bile yasak olduğu şehirde, ilginçtir ki, fiyatlar hiç de sanıldığı kadar yüksek değil. Eylül-Ekim gibi uygun fiyatlı uçak bileti ve pansiyon/otel ayarlayıp nefis bir tatil geçirmek mümkün. Farklı ve tertemiz plajları ve şipşirin ada sokaklarının yanında, tabi ki, her kesime hitap eden inanılmaz çeşitlilikte bir gece hayatı sizi bekliyor. Akşam gezintinizde fotoğrafta gördüğünüz ‘Küçük Venedik’ten illa ki geçeceksiniz.

Nafplion

Mora Yarımadası’ndaki Argolis ilinin yönetim merkezi konumundaki küçük kent, Yunanistan’ın Osmanlı’dan koptuktan sonraki ilk başkenti ve yabancı turistlerce pek bilinmeyen gizli hazinelerinden biri. Yunanların ‘ülkedeki en romantik yerlerden” diye tanımladığı Nafplion, neoklasik evler, kafeler, kiliseler, begonvilli bahçeler ve mini meydanlarıyla film setlerini andırıyor. 18’inci yüzyılda yapılmış kaleye tırmanarak inanılmaz romantik bir günbatımı (ya da doğumu) yaşayabilirsiniz.


Santorini

Yunan Adaları kapıda vizeHer yıl turizm anketlerinin hemen hepsinde bir şekilde yer alan Santorini‘den bahsetmemek olmaz. Kiklad Adaları’ndan biri olan volkanik ada, denize yukarıdan bakan yamaçlardaki bembeyaz evleri, antik kalıntıları, yerel şarapları, seksi gece hayatıyla resmen bir cennet. En güzel tarafıysa, ‘sezon dışı’ denilen zamanlarda bile ılımlı (ama biraz rüzgarlı) iklimiyle nefis bir tatil vaat etmesi.

Atina

Başkentle başladık, başkentle bitirelim. Büyük ihtimalle ilk maddede Akropolis’i görüp “zaten Atina‘da başka ne var ki” diyenlerdenseniz büyük ihtimalle bu zaman ötesi kenti henüz ziyaret etmemişsiniz. Az nüfusuna karşın kaotik ve yer yer bakımsız da olsa Yunanistan’ın baş şehri inanılmaz zenginlikteki geçmişinden rengarenk eğlence ve kültür hayatına, yabancısı olmadığımız bol çeşitli mutfağından sıcakkanlı ve yardımsever insanlarına tam bir tatil ve kaçış kenti. Ucuz bilet kampanyalarını takip edip sezon dışı zamanlarda ara ara kaçmakta fayda var.

Kapak fotoğrafı: Noyan Ayan, Diğer görseller Wikimedia Commons

İlginizi çekebilir

Yalnız seyahat edenlerin en çok tercih ettiği 13 şehir

Göçmen olmak için en iyi ülkeler [Rapor]

Yorum yaz